Ankara Tenis Kulübü Ve Kursu Sunar. Ankara da tenis denildiğinde akla ilk gelen, tabi ki de Ankara Tenis Kulübü. Ev sahipliği yaptığı turnuvalar, yetiştirdiği oyuncular ve köklü tarihine bakıldığında başka türlüsü mümkün değil zaten. Yıllarca en üst düzey müsabakalara ev sahipliği yapmış, nice milli takım turnuvasına kortlarını açmış, baharı ayrı güzel, yazı ayrı güzel ,toprağı ile yaşanmışlığı ile görsel olarak muazzam bir kulüp.
Ankara tenis kulübü halen daha güzelliğine güzellik katsa da, tarihten silinen öyle bir yanı var ki; tenisin ve futbolun kardeşliğinin resmi gibi. 19 mayıs stadı.
Maç günleri gürültüden geçilmeyen, çılgın taraftarın binlerce insanlık gürültünün, futbol ruhunun yaşadığı o stadyum ve Ankara Tenis Kulübünün ne alakası var diyebilirsiniz.
⦁ Aynen öyle dedi!
Seksenler doksanlar milenyum dönemi yolu o kulübe düşmüş tenisçilerin çok iyi bildiği bir aktiviteden bahsedeceğim sizlere. Alakası o… Tenis kulübünden futbol sahasına uzanan nasıl bir bağlantı olabilir ki?
⦁ Demek istediğim de o işte. Ta tenis külünden sahanın içine top atmak belki de o dönemler iki sporu bir birlerine bağlayan yegane şeydi.
Bunu anlatırken öncelikle bir kaç teknik terimi anlatmamın faydalı olacağını düşünüyorum.
Tenis topu ile serbest vuruş yapmak: Aslında böyle bir şey yok da, hiç bilmeyen birine başka şekil anlatılmaz.
Tenis topunu alabildiğince yükseğe atma işine ‘top dikmek’ denir. Eğer bu hızlı vuruşu bir insana doğru yapıyorsanız da buna; ‘şişlemek’ denir. Acımasız bir hamledir, plastik mermi kadar acı vericidir topun insan vücuduna 200km ile çarpması. Belki daha hızlı.
⦁ Top dikmek, demek.
Olay şuydu: 2000’lerde Ankara Tenis Kulübündeydim ki bu kültür bize hocalarımızın hocalarından, onlarada taa hocalarından beri devam ederek gelmişti.
ATK’nın stadyum ile yakınlaştığı sınırında duvar dediğimiz antrenman alanı bulunurdu. Yaklaşık yüz metre karelik bir tenis çalışma duvarı. İdeal ölçü olamayacak kadar dar, ama bir şeyler yapabilecek kadar geniş bir yerdi.
Stadın yüksekliğinin 40 50 metreyi bulduğu bir noktada, o duvar sahasından, stadın içerisine atış yapmak mümkün görünürdü insan gözüne. Ama başta söyleyeyim her baba yiğidin harcı değildi o mesafeyi tenis topuyla aşırtmak. Çok sayılı tenisçi vardı. 120 130 metrelik bir eğik atıştan söz ediyorum. Öyle bir vuruşu yapabilmesi için gerçekten tenisçi olması gerekir kişinin.
Her ne kadar içine atmak zor olsa da , en yükseğe atabilenin kazandığı yarışmalar yapardık o duvarda. Bazen maç günlerinde içeri top atılınca gülmekten katılırdık acaba hangi taraftarın tepesine indi tenis topu diye. Peş peşe onlarca atış yapardık. Bazen o kadar uzağa atılırdı ki top ‘işte bu top kesin kaleciye kadar gitti’ diye düşünüp gülmekten katılırdık. Sonrasında yıllar yılı denemelerimiz devam etti. Genelde de patlak çatlamış tenis toplarını kullandığımız içinde normalden daha da zor olurdu stadyumun o surlarını aşmak. Düşünülünce çok tehlikeli farkındayım. Ama dedim ya ,bu kuşaklar boyu süre gelen bir eğlenceydi.
Tenis kulübünün duvarı kapandı, sonra stadyum yıkıldı falan filan derken Ankara’da tenis kültürünün unutulmuş bir hatırası olarak kaldı bu top dikme aktivitesi. Bu anlattığım sadece bir birimlik bir eğlence olsun. Tenis hiç bir zaman sadece tenis değildir. Raket jonklörlüğünden, uçan vuruşlara. Kırılan raketlerden kazanılan maçlara. Işık hızında vuruşlardan, yenilen çizgi toplarına. Oyuncunun duruşundan, Tenis tarihine saygısına kadar binlerce bileşen bir araya gelip oluşturuyor tenis kültürünü. Halen daha yolunuz Ankara Tenis kulübüne düşmediyse, gidip açık havada kahve içerken maç izlemenizi, tenis ile tenisin köklü tarihi ile haşır neşir olmanızı tavsiye ederim.
⦁ Hepinize spor dolu bir hayat dilerim..
Birine tenis nedir diye sorsanız alacağınız cevap muhtemelen topu bir raket kullanarak karşıya attığın, sokaktaki herhangi bir çocuğun bile oynayabileceği basit bir spor, olacaktır. Oysa tenis ondan ibaret değildir. O topa vurmak için attığın adım, nereye atacağın hakkında olan düşüncelerin, attıktan sonra ne yapacağın ve buna benzer problemleri çözmektir. Karşıya nasıl bir vuruşla atsam, rakibimi nasıl koştururken belirlenmiş olan alanın içine atabilirim gibi yüzlerce soruları saliseler içinde cevaplamak ve bunları kort içinde uygulayabilmektir. Her 5 saniyede bir, en az 5 metre koşup rakibin topuna yetişebilmektir tenis. Yetişmiş olsan bile o topu tekrardan rakibinin sahasına atabilmektir. Aslında tenisi sokaktaki bir çocuk değil, çok başarılı başka bir sporcu bile oynayamaz. Çünkü tenis hem ağır bir fiziksel, hem de ağır bir akıl spordur. Başarılı olmak için iki alan için de ter dökmüş olmak gerekir. İşte Tennis Plus, insanlara bunu yapmayı öğretir. O soruları saliseler içinde cevaplayıp, cevaplarını bire bir uygulamayı öğretir. Bunu tenisten soğutarak değil, tenisi sevdirerek öğretir. Orada tenis oynayanlar başarılı bir sporcu olarak değil, hayatın her alanında başarılı bir insan olarak Dünya’ya adım atar. Sizleri İncek Tennis Plus Olarak, Ankara Tenis Kursumuza Bekliyoruz.
Öğrencimiz-Can Kurç
Tenis dışarıdan bireysel bir spor olarak gözükse bile aslında tam bir takım oyunudur. Bu sporda başarılı olmak için sizin sabır ve istek gibi şeylere sahip olmanız gerekir, ama genelde sadece sabır ve istek yeterli olmaz. O yüzden başarılı bir takımın size kattıkları çok önemlidir. İyi antrenörler ve güzel bir takım size fiziksel ve mental güç, kondisyon, destek ve motivasyon gibi, tenisde başarılı olmak için en önemli gereksinimleri katar. Kazandığınız bu sportif beceriler size sadece tenis de değil ama günlük hayatınızda da çok büyük destek olacaktır. İyi bir antrenör size tenis için hem doğru tekniği, hemde bütün bu becerileri katarken size tenisi gitgide daha çok sevdirir ve sizi motive eder. Tennis Plus sayesinde ben hem tenis ve Ankara’daki gelecek müsabakalar için, hem de günlük hayat için bütün bu becerilerimi her geçen gün daha çok geliştiriyorum. İncek Tennis Plus Ankara Tenis Kulübümüzdeki değerli antrenörlerim ve takım arkadaşlarım sayesinde benim için tenisin değeri hep artıyor ve hep böyle pozitif bir ortama sahip olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum.
Öğrencimiz-İpek Güneş
Tenis bir hayat yolculuğu gibidir benim için. Tenis oynarken insanlar sadece spor yaptığını düşünse de tenis bana göre sadece spor yapmaktan ibaret değil çok daha fazlası. İncek Tenis Plus Ankara Tenis Kulübü bizlere bunu öğretiyor. Tenisin sadece bir raket ve bir toptan oluşmadığını ve tek amacının o topun karşıya geçmesi olmadığını Tenis Plus sayesinde öğrendim. İncek Tenis Plus ; arkadaşlık , takım ruhu, azim ve hırs gibi gelecek hayatımızda da kullanacağımız karakteristik özellikler katıyor aynı zamanda. Tenis hem fiziksel hem de zihinsel bir aktivitedir. Tenis satranç gibidir biraz da. Sen o topa vurmadan nereye, nasıl atacağını önceden planlaman , ayak adımlarını ona göre hesaplaman gerekir, satrançta da her hamleyi önceden düşünmen gerektiği gibi. Tenis aktiflik ve dikkat gerektirir. Zihninizi çalıştırmanızı ve size atik olmayı öğretir tenis. Siz hiç sinirden üstünü yırtan bir tenisçi gördünüz mü? Hayır! Birçok spor tam tersini yaparken tenis size yenilgi uğrasanız da kendinize hakim olmayı, abartılı tepkiler vermemeyi ve ne kadar sinirlenseniz de sessiz ve sakin kalıp karşınızdaki kişiye saygılı olmayı Tenis Plus öğretir. İncek Tenis Plus bana tenisi sevdirdi, ben çok uzun süredir tenis oynuyorum ve iyi ki de İncek Tenis Plus’ta başlamışım çünkü İncek Tenis Plus’ta ki öğretmenler bana yol gösterdi yalnızca tenis konusunda değil, bana günlük hayatımda da çok yardımcı oldular. Bu konuda İncek Tenis Plus’a çok müteşşekkirim.
Öğrencimiz-Aslı Deniz Akın
Bence Ankara’da tenis çok iyi bir şeydir. Birinci olarak, şehrimizin Türkiye’nin başkenti olması büyük bir etkendir çünkü ülkenin dört köşesinden sporcular, Ankara’da düzenlenen önemli turnuvalara katılmak için çaba gösterirler. Bu turnuvalar arasından bazıları ise “Tennis Europe” dediğimiz, Avrupa’daki sporcularında katılabildiği turnuvalardır. Küçük bir detay olarak, Ankara’da düzenlenen turnuvalar arasında bizim kulübümüz “İncek Tennis Plus” turnuva başvurusu yapmıştı ama 2019 yılında başlayan COVID-19 yüzünden iptal olmuştu. Incek Tennis Plus, bence Türkiye’nin en iyi tenis kulüpleri arasında yer alır çünkü kulübün yerleştiği ortam gayet doğaya yakın ve sakin bir alandır. Ankara’da tenisin bir başka bir yararı ise Türkiye’nin ve Avrupa’nın her yanından gelen sporcular ile iletişim kurmaktır. Kulübümüze gelen bütün oyuncular şu an bulundukları durumdan mutlular. Sizide kulübümüze bekleriz!
Öğrencimiz-Ateş Irkkan
Benim tenis hayatım babam tenis oynarken tenisi bana gösterdiğinde başladı. O günden beri oynamak istiyordum yaşım yettiğinde raketi rahatça taşıyabildiğimde tenise başladım. Tenis clinic te başladım tenise çünkü babamım tanıdığı bir antrenör vardı orda Devran hoca. Clinic te 2 yıl oynadım sonra Devran hoca oradan ayrılıp başka yere gittiği ve çok iyi bir antrenör olduğu onun gitti yere gittim “Ankara tenis akademisi (ATA)” orada çok iyi arkadaşlar ve başka antrenörler ile tanıştım.
Ankara tenis akademisi çok güzeldi ve çok eğlendim orada. 2 yıl sonra (yanlış hatırlamıyorsam…)
bizim grub oradan ayrıldık çok anlamamıştım ne olduğunu çok anlamamıştım ama çok sormak istememiştim belki özel bir konudur diye. Arkadaşa sormayı tercih ettim belki biliyordur diye onun cevabı gerçekten şaşırttı beni “Artık Tenis Plus’ız” dedi. Mutlu oldum ilk defa benimle birlikte başka bir yer açıldı. Tenis Plus çok daha fazla eğlenmeye başladım. Tenis Plus diye bir yer açıldığı için çok mutluyum. Her gün farklı şekilde eğleniyorum burada. İyi ki Tenis Plus’tayım ve buradan ayrılmayı hiç düşünmüyorum.
Öğrencimiz-Alp Aygen